Dostoyevski Karamazov Kardeşler

Fyador Pavloviç Karamazov, seferlerin kurtuluşundan kısa bir zaman sonra, küçük bir Rus kasabasındaki bir toprak sahibidir. İyi bir centilmen ve oldukça varlıklı olmasına rağmen, toplumda saygı duyulacak biri değildir. Düzensiz hayatı, açıktan açığa cinsel içgüdülerinin peşinden gitmesiyle ve komikçesine aptallıklarıyla skandal yaratır. İki defa dul kalmıştır. Birinci karısı şimdi yirmi yedi yaşında olan bir oğul bıraktıktan sonra kendisini terk etmiş, ıkınıcı karısı halen yirmi dört yaşında olan İvan ve yirmi yaşında olan Alexey (Aloşa) adında iki erkek çocuğu doğurduktan sonra adamın zulmüne dayanamayarak ölmüştür. Adamın ihmal ettiği çocuklar, hizmetçiler ve akrabalar tarafından yetiştirilmiştir. Üstelik Karamazov’un köyün aptal kızını da iğfal ettiği ve ondan Pavel Smerdyakov veya ’’Kokmuş’’ adında dördüncü bir oğlu olduğu da söylenir. Smerdyakov şimdi babasının uşağı ve aşçısıdır. Bu dört genç birbirlerinden tamamen farklıdırlar. Dimitri eski bir subaydır; babası gibi sefil yaşamaya alışmıştır. Babası ne kadar cimri ve tamahkâr bir insan ise o tam tersi o kadar müsrif ve bundan dolayı her zaman borç içindedir. Karamazov, oğlu, miras hakkından vazgeçtiği takdirde onun bütün borçlarını ödemeyi kabul eder. İkinci oğlu İvan, entelektüel biridir, Moskova’da oturur. Ortodoks Hıristiyanlıkla bütün bağlarını koparmış; fakat onun yerine koyacak ruhi bir kaynak bulamamıştır. Öte yandan Alşoya dindardır. Nazik, sevimli, Sağlıklı ve yakışıklı bir çocuktur. Bölgedeki manastıra devam etmektedir. Smerdyakov ise yetenekli bir uşak olmakla beraber bu durumdan şikâyetçidir. İhtiraslı, şeytansı, zaman zaman dalkavuk ve küstahtır. Sara hastalığına yakalanmıştır.

Alşayo, manastıra Papaz Zossima adında dinsel hitabeleriyle tanınan bir papazın etkisinde kalır. Dimitri ve babası arasındaki anlaşmazlık gittikçe arttığından, yaşlı Karamazov bir anlaşmaya varılması için bütün ailenin Zossima’ya danışmasını önerir. Aloşa bunun şaka olduğunu sanırsa da görüşmeyi hazırlar. Alyoşa endişelerinde haklı çıkar. Karamazov bir palyaço gibi hareket eder, oğulları ile kavga eder, papazlara sabırsızlık gösterir ve herkesi mahbup eder. Fakat Zossima yine alınmaz; çünkü o, misafirlerinin iyiliği ile ilgilidir. Karamazov ve İvan’a, kısa fakat derin anlamlı övgüler verir. Dimitri’ye bir şey söylemez; sadece, onaylarcasına başını eğer, daha sonra Dimitri’nin derin ıstıraplarla karşı karşıya kalacağını söyler. Aloşa’ya manastırdan ayrılmasını ve dünyaya girmesini emreder, çünkü insanlığın özellikle kardeşlerinin kendisine gereksinimi olacaktır.

Dimitri bu sırada karışık bir aşk macerası içindedir. Kısa bir zaman önce genç bir subay iken bir albayın güzel ve gururlu kızına, Katherina İvanova’ya tutulmuştur. Kızın babasının orduya ait bir parayı zimmetine geçirdiğini ve para yerine konmaz ise çok zor duruma düşeceğini öğrenir. Dimitri, Katherina kendisine teslim olduğu takdirde babasının aldığı parayı vereceğini söyler ve onun bu sözü, o zamana kadar Dimitri’ye yüz vermeyen

kızı daha da kızdırır. Fakat Katya, babasına olan sevgi ve bağlılığından ötürü bu fedakârlığı yapmaya razı olur. Fakat o zaman Dimitri’nin daha şerefli yönü harekete geçer ve albayın gereksinimi olan dört bin rubleyi hediye olarak verir. Kendisine açıktan açığa ıstırap verecek dramatik durumlardan hoşlanan Katherina şimdi Dimitri’ye bağlanmak mecburiyetini hisseder, Dimitri’nin kendisini gerçekten sevdiğine inanır. İki genç böylece nişanlanırlar.

Dimitri kararsız, ne yaptığını bilmeyen biridir. Dimitri, henüz Katherina ile nişanlanmıştır ki Samsonov adında yaşlı bir tüccarın yanındaki Gruşenka adındaki genç bir kıza tutulur. Katherina Moskova’daki kardeşine gönderilmek üzere Dimitri’ye üç bin ruble verildiği zaman Dimitri bu parayı kendisine alır ve büyük bir kısmını üç gün içinde Gruşenka ile harcar, şimdi hemen hemen beş parasız kalmıştır. Katherina’dan ayrılmaz; çünkü kıza borcu vardır. Gruşenka da beş parası olmayan biri ile evlenmek istemeyecektir. Durumu daha da kötüleştiren bir husus yaşlı Karamazov’un Gruşenka ile ilgilenmesidir. Karamazov, Dimitrinin, malikânesi üzerinde kendi hakkı olduğuna inandığı para ile kızı, Samsanov’dan satın almak peşindedir. Bu arada İvan ve Katherina ciddi olarak birbirlerine bağlanırlar. Dimitri bundan memnundur, böylece serbest kalacaktır; fakat Kartherina Dimitriyi ıslah etmek için kendi hayatını feda etmeye ve onun hayatına başka bir sevgili sokmamaya kararlıdır.

Bu zamana kadar bir başka köşede duran Smerdyakov, İvan’a şok edici bir öneri getirir; fakat sorunu öylesine kaygan bir biçimde anlatır ki Dimitri önerinin niteliğini anlayamaz. Smerdyakov, Dimitri’nin babasını kolayca öldürebilecek kadar kendisine hakim olamadığını söyler. Bundan korkan yaşlı Karamazov da geceleri kendisini kilit altında tutar. Kapıyı, ancak Smerdyakov’un bildiği gizli bir biçimde vurulduğu zaman açacaktır. Fakat Smerdyakov bu işareti Dimitriye söylemiştir. Artık Dimitri istediği zaman eve girebilecek durumdadır. Artık Dimitri istediği zaman eve girebilecek durumdadır. Gerektiği taktirde Smerdyakov sara nöbetine tutulmuş gibi hareket edebilir ve İvan da kasabadan çıkabilir. Eğer, Karamazov, Gruşenka ile evlenirse çocuklarına hiçbir şey kalmayacak; ama kısa bir zaman içinde ölürse malikâne onların olacaktır. İvan tiksinti ve dehşet içinde odadan ayrılır ve böyle bir olaya adının karışmaması için Moskova’ya gider. Fakat bunu yapmakla, Smerdyakov’un bahsettiği trajedinin yolunu açmış olur; şimdi bundan birtakım sonuçlar çıkardığı için Smerdyakov’u kimse suçlamayacaktır. Besbelli ki Karamazov öldüğü zaman malikânenin üçte biri İvan’a gidecek ve Dimitri Sibirya’ya gönderildiği takdirde, İvan, miras’ın yarısına konacak ve Katherina ile de evlenecektir.

Dimitri şimdi kızgınlık, vicdan azabı ve ümitsizlik içinde çırpınmaktadır. Her şeyden önce Gruşenka ile evlenmesi gerekmektedir. Çılgıncasına borç para bulmak isterse de sonuç alamaz. Gruşenka’nın evine gider, kadını bulamayınca babasının kadınla kendisinden önce sahip olduğunu sanır. Mutfaktan pirinçten yapılmış bir havan tokmağını alarak hızla babasını evine gider ve bahçeye girer. Eski yaşlı uşak Grigory Kendisini görür. Kavgada, havan tokmağı ile ihtiyar adamı öldürür. Üstü başı kan içinde tekrar

Gruşenka’nın evine gider. Kadının, beş sene önce kendini iğfal eden ve sonra bırakan Polonyalı ile kaçtığını öğrenir. Adam geri gelmiş ve kadın onunla gitmiştir.

Dimitri, Gruşenka’yı civardaki bir köyde yakalar. Polonyalı sevgilisi parayla satın alınacak bir kumarbazdan başka biri değildir. Dimitri gitmesi için ona para verir. Dimitri ve Gruşenka, şimdi çılgınca eğlenmeye başlar, dansöz ve müzisyenleri çağırır ve herkese yiyecek ve içecek ısmarlar. Bu gerçek daha sonra Dimitri aleyhine kullanılacaktır; çünkü daha birkaç saat önce beş parası olmayan bir adam sayılıyordu. Fakat Dostayevski, bu noktada, onun parayı nereden aldığını da söylemez. Bu çılgınca eğlenti sırasında polis gelir ve Dimitri’yi tevkif eder. Dimitri’nin babası öldürülmüş ve üç bin ruble çalınmıştır.

Dimitri’nin tutarsız konuşmasından ötürü mahkemeye sevk edilir. Savcının sözleri ikna edicidir; çünkü Dimitri eve geldiğini söylemiştir ve Dimitri’nin savurganlığı da parayı onun çaldığını işaret etmektedir. Dimitri Katherina’dan üç bin ruble aldığını ve hapsini harcamadığını söyler. Yarısını bir kenara konmuştur ve bir gün paranın tamamının ödeyeceğini ummaktadır. Tanıkların onun yanında gördüklerini söyledikleri parada budur. Dimitri babasını öldürmediğini ısrarla söyler.

Yargılama devam ederken İvan, Smerdyakov ile birkaç defa görüşür. Uşak, gayet senli benli ifadelerle katilin kendisi olduğunu ve İvan’ın dolaylı direktifleri ile hareket ettiğini anlatır. Gerçi İvan yaşlı Karamazov’u öldürmemiş ise de bir suç ortağıdır ve İvan’dan şantajla alacağı para ile Moskova’ya giderek bir lokanta açmayı düşünür. Ivan bunun üzerine mahkemede gerçeği söyleyeceğini ve Smerdyakov’u ele vereceğini anlatır. Daha sonra, adeta çılgıncasına odasına döner. Ertesi günü mahkemeye giderek bildiklerini anlatırsa da kimse kendisine inanmaz. Sözleri, çılgın bir adam olduğu izlenimi uyandırır. Semerdyakov mahkemeye getirilemez; çünkü kendisini asmıştır.

Hikâye, savcının ve sanığın avukatının sözleri ile son bulur. Dimitri’nin suçlu olduğuna karar verilir ve Sibirya’ya sürülür. Simdi Katherina ile barışma ve Gruşenka’dan ayrılma sahneleri vardır. İvan ve Katherina, gerekli kimselere rüşvet vermek için büyük miktarda para topladıklarını ve böylece onun kaçmasına yardım edeceklerini söylerse de Dimitri kabul etmez gerçi işlemediği bir suçtan ötürü mahkûm edilmiş ama yinede suç işlemiştir ve diğer günahlarının affedilmesi için kendisine verilen cezayı kabul edecektir.

Romanda, temel olay ile ilgili olarak, çok sayıda ve hepsi Alyoşa ile ilgili olan ikinci derecede plan hatları da vardır. Biri Alyoşa’nın bir ara nişanlı bulunduğu lise adındaki felçli bir kızla ilgili. Diğeri de bir roman içinde roman olacak kadar geniş tutulan ve Papaz Zossima’nın hayatını anlatan, onu papaz olmaya zorlayan koşullar üzerinde durur. Diğeri, Dimitri’nin hareket ettiği ve merhametli Alyoşa’nın yardım etmek istediği, ordudan atılmış Snerginyov’un, Alyoşa’nın ölümü, cesedi çevreleyen ve ağlaşan ailesi ve sadık okul arkadaşları, Alyoşa’ya cesedin yeniden hayat bulacağına olan inanışını belirtmesine fırsat verir ve roman da olumlu bir şekilde son bulur.

Hayat değişik olayları yaşadığımız bir süreçtir. Mutlu ve mutsuzluklarla dolu günlerle karşılaşabiliriz.

» Şubat 11, 2009
» Etiketler:, ,

Dedikodular

50 Dedikodu to “Dostoyevski Karamazov Kardeşler”

  1. evren on Mart 12th, 2009 21:09

    güzel bi özet ama tamamı yok bu kitap çok sıkıcı özeti ğibi akıcı değilll malesefffff
    :) :):):):)

  2. damla on Temmuz 30th, 2009 12:24

    karamozov kardeşler güzel bir roman dostoyevski ben de olan 2.jitabı beyaz gecelerle birlikte faka karamozov kardeşlerin bende 2.cilt i var 1.cilti yok henüs

  3. Baran34 on Kasım 7th, 2009 13:53

    Kitap on numara kitap. Dünya klasiği sonuçta.

  4. salıh hanci on Kasım 24th, 2009 09:24

    boşver bi işe yaramaz

  5. alper on Kasım 30th, 2009 16:03

    güzel bir kitab

  6. akif on Aralık 3rd, 2009 10:50

    bendede bu kitabın 1.cilti var okuorum ama akıcı değil hikaye güzel ama ayrıntılara çok girilmiş oku oku bitmio ama inat ettim 2.ciltide okucam:)

  7. umut on Ocak 10th, 2010 22:47

    kardeşim çok saol çok işe yaradı.paylaştığın için sonsuz teşekkürler

  8. su nas on Ocak 27th, 2010 14:58

    bende 1.cildide 2.cildide var sıkıcılığıyla birlikte heyecanıda var dünya klasiği okumaya değer!

  9. kitab kurdu on Şubat 10th, 2010 17:25

    ulan bu özetse ben de neyim :(

  10. diyar on Şubat 15th, 2010 17:21

    bence sıkıcı değil. gayet güzel bayılldımmmmmmmmm.

  11. TUĞBA on Şubat 22nd, 2010 17:35

    kitap çook sıkıcı yhaf okuom ama bitmio tüm cildin i almıştım üzgünüm:)

  12. fulya derin on Şubat 23rd, 2010 01:05

    “Allahsız adam var mıdır?
    Evet vardır?
    Onları nasıl tanırız ?
    Onlar kalabalıklarda ağızlarından Allah kelamını düşürmeden dolaşırlar”

    Ben yukardaki psajı Dostoyevskinin bir kitabında okudum ama bu kitapta mıydı hatırlamıyorum,bilen varsa lütfen hangi kitapta olduğunu söylesinler.

  13. fg fg on Şubat 23rd, 2010 14:36

    :) )))

  14. kil on Mart 11th, 2010 19:39

    süper

  15. admin on Mayıs 7th, 2010 17:45

    dostoyevski romanlarını almışım budala karamazov kardeşler insancıklar beyaz geceler vs birbirinde güzel keske insancıklar ve beyaz geceler dizi göre verselerdi ne güzel olurdu

  16. tayfa on Mayıs 12th, 2010 15:34

    bence hepsi saçmalamış bence süper bi kitap dostoyevski iyiki
    yazmışşşşşşşş

  17. lale on Temmuz 15th, 2010 16:31

    bir çok ünlü yazarın eserlerini okudum ama hiç bir yazar dostoyevski kadar mükemmel derecede bir eser yartamaz bu kitabı eleştirmelerine dayanamıyorum bence kitabı bir daha okuyunda asıl anlatılmak isteneni belki biraz daha
    anlarsınız

  18. bennu on Temmuz 17th, 2010 23:44

    karamozav kardeşler dizi oluyor ama çok üzüldüm show tv yapılacak ama show tv yakışmaz atv tam yakışır eğer show tv verirlirse rekor kırmaz kimse izlemezzzzzz lütfen atv olmalıııııı tolstoy insan ne ile yaşar dizi olarak çevirin lütfennnnnnnnnnnn

  19. Yasin on Ağustos 29th, 2010 10:55

    Koy götüne dostonun rahvan getin….

  20. onur on Eylül 15th, 2010 16:49

    böyle mükemmel bir eser için boş ver bir işe yaramaz diyenler olduğuna inanamıyorum. eğer kitabın özündeki felsefeyi anlıyamıyorsanız zaten bundan önce daha çok kitap okumanız o seviyeye ulaşmanız gerekiyor. metal fırtına gibi kitaplar okumaya devam edebilirsiniz.

  21. SEMRA on Eylül 19th, 2010 01:42

    ya alahım ne kitap bu böle 1 yıldan fazla oldu aldm ama hay almmz olaydm özetinden belli oluo zatenX)

  22. san on Kasım 15th, 2010 23:37

    süper süper süpr kitap bayıldım. insan okumaya doyamıyor!:):)

  23. san on Kasım 15th, 2010 23:38

    süper süper spr bi kitap. insn okumaya doyamıyor! :) :)

  24. ibne dostoyeski on Kasım 15th, 2010 23:40

    hasiktirin bok gibi kitap şerefsiizin biri çıkmış bok bir kitap yazmış mallarda okuyup duruyorlar aptal mısınız oğlum başka işiniz yok mu sizin salaklar

  25. ece on Kasım 27th, 2010 09:21

    çok güzel çok beyendim ödevimde bana çok yardımcı oldu ama kitabın tamamı olsa daha iyi anlardık

  26. arzu on Kasım 27th, 2010 09:34

    kitap güzel değil ama aksiyonlu okudunmu insanı kendine bağlıyacak kitap olurs güzel olurdu

  27. kadir on Kasım 30th, 2010 15:00

    güzel kitap değil nasıl dünya klasiği olmuş anlamak mümkün değil …

  28. buluncer on Aralık 8th, 2010 15:00

    yhooooo

  29. süleyman on Aralık 19th, 2010 13:58

    öldürülen baba ve üç oğlu (biri cahil köylü, biri rahip diğeri de ateist sosyalist) metaforunda rus sekülerleşmesini sorgulayan, “büyük engizisyoncu” bölümünde siyaset felsefesindeki özgür irade tartışmasına ciddi bilimsel katkı yapan ve bu yüzden de hemen bütün akademik felsefi literatürde referans verilen roman, fakat ne yazık ki aynı zamanda freud’un metaforları anlamayıp ciddi ciddi kendi tezleri doğrultusunda baba katilliğini konu ediyor sandığı için üstüne uzun uzun makale döşendiği talihsiz kitap.

  30. emeas on Aralık 20th, 2010 20:47

    d

  31. emeas on Aralık 20th, 2010 20:48

    karadaglar filmi bu kitaptan esinlenmiştir:DDDDDDDDDDDDDD

  32. rüya on Aralık 21st, 2010 00:13

    tamam dünya klasiği ama özetten hiç bişiy anlaşılmıyo tamamını okumak lazım zaten yorumda bulunanlarda kitabı okumuşlar o yüzden anlamışlarda ama böyle özetle bişiy anlaşılmıyo yani yapılacak ya kitabı okucaksınız yada karadağları seyretçeksiniz bu kadar basit

  33. sinem on Ocak 11th, 2011 11:55

    bencede çok güzel bir kitap diğer söylenenlere katılmlyorum sıkıcı bir kitap değil tamamiyle müthişşşşşşşşşş

  34. rafo on Ocak 17th, 2011 10:57

    bu eser cok guzel bir eser

  35. rafo on Ocak 17th, 2011 11:00

    karadaglar dizisine bakdikdan sonra su eseri cok beyendim

  36. songül on Ocak 17th, 2011 15:49

    çok tşk edrim :) çok güzel…

  37. kadriye on Ocak 17th, 2011 15:51

    ne kadar iğrenç hiç bi bok anlamadım iğrenç kitabım daha güzel anlatıyor..:(

  38. rana on Ocak 17th, 2011 18:26

    gerilerr malllar siz ne biçim konuşuyonuz lannn

  39. hira nur on Ocak 18th, 2011 19:42

    sürükleyici bir roman değil ama azda olsa zevkleokudum:)))=)))

  40. Canan on Ocak 24th, 2011 21:55

    çok süper paylaştığınız için teşekkür ederim karadağlara bakarken yararlanırım:)

  41. seda on Şubat 5th, 2011 17:37

    kiap bencede sürükleyici değlll özeti biraz hiç okumamış insana ilginçç gelebilir ama ben çok anlamsız özeti biraz daha sürükleyici gibi sanki…. :) :)

  42. M.C. on Şubat 8th, 2011 16:22

    çok beğendim bu roman güzel ki su zamanlarda televizyonlarda dizi olarak yayınlanmakta KARADAĞLAR…

  43. melike on Şubat 8th, 2011 18:55

    özetine bakılırsa süpeeeeeer bi hikaye ama kitabın kendisi değil kitabın kendisi çokkkkkkkkkk sıkıcı ama özetine bakılırsa süppppeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeerrrrrrrrrrrrrrrrr

  44. melike on Şubat 8th, 2011 18:56

    :) ;) ama yinede okumanız gereken bi kitap

    not:sadece özetini de okuyabilirsiniz … :) XD

  45. BaRaN.. ;) on Şubat 15th, 2011 20:27

    Eyw Aqa İşime Yardı Tş ;) ;)

  46. melek on Şubat 23rd, 2011 09:49

    bence çok güzel ama çok ayrıntı var valla okuldakiler bitiremediğim için dalga geçiyodu ama bitiince ruhumun huzura kavuştuğunu hissettim

  47. Rumeysa on Nisan 18th, 2011 07:50

    Ya bu kitap güzel ama çok sıkıcı yaaa..
    ödevim için okumam gerekıyor ama cok sıkıcı oldugu ıcın hiç okuyasım yok….

  48. kenan on Mayıs 3rd, 2011 14:56

    çok güzel değillllllll

  49. Hasan Furkan Günay on Kasım 10th, 2011 19:44

    ben 11 yaşındayım poliseye ve maceralı romanları severim ve okurum . Bu romanı da okudum hem 1. cildini hem 2. cildini

  50. serdar on Aralık 26th, 2011 18:11

    bana göre çok iyiydi

Dedikodu Yapmak ister misin?





kpss roman özetleri kitap özetleri lys puan hesaplama 2011 sbs Yaşam ve İnsanlar